“Endüstri Sesleri” Röportaj BölümüEndüstri Sesleri

Olga Filippova

HelloOtel TurboMarketing Medya ve Pazarlama Direktörü
Tourism Explorer Dergisi Genel Koordinatörü

Değerli meslektaşlar ve iş ortakları,

Tourism Explorer dergimizin 4. sayısının yayımlanması öncesinde geleneksel olarak şu soruyu kendimize sorduk: Bugün bir profesyonel için gerçekten ne önemlidir? Lojistik yapıların değiştiği, tüketici alışkanlıklarının yeniden şekillendiği ve yüksek dalgalanma dönemlerinden geçilen bu süreç, yalnızca hızlı bilgiye değil, aynı zamanda rafine edilmiş uzmanlığa da ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle bu sayıyı, sektörün “yaşayan sesleri” etrafında kurguladık  otel pazarlama üst düzey yöneticilerinden tur operatörü holding kurucularına ve önde gelen B2B medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine kadar uzanan bir perspektifle.

Bu bölümde benzersiz stratejilerin analizlerini bulacaksınız: Rusya ve Türkiye turizm pazarlarının karşılaştırmalı değerlendirmesinden (Rashad Mamedov tarafından) HelloOtel temsilcisiyle sektörün en iyilerini ödüllendirmenin önemine dair tartışmalara kadar geniş bir içerik yer alıyor. Güzel Kıyak ile birlikte modern yöneticinin profilini tartışıyor, Tatyana Karseka ile Mısır turizm pazarlamasının yeni boyutlarını inceliyoruz. Sektörün önemli etkinliklerinin yaratıcılarından Selçuk Meral ile görüştük ve Ahmet Haluk Özsevim’den medyanın hız ile derinlik arasındaki dengeyi nasıl koruduğunu dinledik.

Turizmin giderek daha kırılgan ama aynı zamanda daha esnek hale geldiği bu dönemde, uzman görüşleri yalnızca analitik bir içerik değil; aynı zamanda ufkumuzu görmemizi sağlayan bir pusuladır, özellikle de yakın planın her gün değiştiği bir ortamda.

Mısır Otel Pazarlamasının Dinamikleri Üzerine Analiz

Tatiana Karseka

Product Destination Manager

HelloOtel Turbo Marketing Egypt

Tourism Explorer: Tatiana, Mısır geleneksel olarak deniz tatili ve dalış ile özdeşleşmiş bir destinasyon. Ancak pazar değişiyor. BDT ve Avrupa pazarlarında Mısır otellerini tanıtmak için bugün en iyi sonuç veren alışılmışın dışındaki pazarlama yaklaşımları neler?

Tatiana Karseka: Gerçekten de Mısır’ın “deniz + her şey dahil” şeklindeki klasik konumlandırması artık eski rekabet avantajını sağlamıyor. Bugün kazananlar; ürününü yeniden kurgulayabilen, duygulara, anlamlara ve yeni tatil senaryolarına odaklanabilen oteller. Bu noktada etkisini kanıtlamış birkaç yaklaşım öne çıkıyor.

İlk olarak, nişleşme ve mikro hedef kitlelerle çalışma. Oteller artık kitlesel kampanyalar yerine belirli ilgi alanlarına yönelik ürünler geliştiriyor: digital detox programları, gastronomi hafta sonları, yoga retreat’leri veya aile odaklı eğitim tatilleri gibi. Bu tür ürünler hedefli kanallarda daha kolay pazarlanıyor ve daha yüksek etkileşim sağlıyor.

İkinci olarak, iş birliklerine dayalı pazarlama hızla gelişiyor. Markalar, influencer’lar ve hatta eğitim platformlarıyla kurulan ortaklıklar, otellerin klasik turizm teklifinin dışına çıkmasını sağlıyor. Örneğin fitness eğitmenleri, şefler veya wellness uzmanlarıyla geliştirilen programlar, otellere hazır kitlelere erişim imkânı sunuyor.

Üçüncü önemli trend ise deneyim odaklı içerik üretimi. BDT ve Avrupa pazarlarında özellikle kısa video formatları, gerçek misafir hikâyeleri ve sahne arkası içerikler güçlü performans gösteriyor. Kullanıcılar artık sadece “kusursuz plajları” değil, Mısır’ın gerçek atmosferini, insanlarını ve duygusunu görmek istiyor. Bu da güveni artırıyor ve satın alma kararını hızlandırıyor.

Ayrıca ürün ve pazarlama esnekliği kritik bir faktör haline gelmiş durumda. Sezonluk trendlere, ekonomik koşullara ve turist davranışlarındaki değişimlere hızlı adaptasyon gerekiyor. Dinamik fiyatlama, etkinlik bazlı teklifler veya kişiselleştirilmiş paketler bu yaklaşımın parçası.

Bir diğer etkili alan ise itibar yönetimi ve kullanıcı tarafından üretilen içerik (UGC). Misafirlerini yorum, fotoğraf ve video paylaşmaya teşvik eden oteller, çoğu zaman geleneksel reklamdan daha etkili olan organik erişim elde ediyor.

Son olarak, dijital teknolojiler ve kişiselleştirme. CRM sistemleri, kullanıcı davranışı analitiği ve otomatik iletişim araçları sayesinde müşteriyle ilk temastan tekrar satışa kadar çok daha hedefli bir iletişim kurulabiliyor.

Genel çerçevede bakıldığında, bugün Mısır otellerinin başarısı coğrafya veya altyapıdan çok; benzersiz bir deneyim yaratmak ve bunu doğru anlatabilmekle ilgili.

Tourism Explorer: Mısır’daki otellerin konumlandırılması, Türkiye veya BAE ile kıyaslandığında hangi noktalarda ayrışıyor? Mısırlı otelciler “deniz ve güneş” dışında farklı alanlara yatırım yapıyor mu?

Tatiana Karseka: Profesyonel açıdan bakıldığında, Mısır’daki otellerin konumlandırması tarihsel olarak güçlü bir temel ürün üzerine kurulu: yıl boyu güneş, Kızıldeniz ve erişilebilir her şey dahil konsepti. Bu temel hâlâ özellikle kitlesel pazarlarda önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.

Ancak Türkiye ve BAE ile fark, ürünün olgunluk seviyesi ve yatırım yapısında ortaya çıkıyor. Türkiye son yıllarda deneyim çeşitliliği ve “ürün paketleme” konusunda ciddi bir sıçrama yaptı. Gastronomi, aile odaklı altyapı, temalı oteller, yüksek hizmet standardı ve resort içi eğlence gibi alanlara güçlü yatırım var. BAE ise tatilden ziyade statü ve benzersiz deneyim satıyor: mimari, şehircilik, alışveriş, etkinlik turizmi ve lüks segment ön planda.

Mısır ise uzun süre “fiyat-performans” segmentinde konumlandı. Yani makul fiyatlarla iyi bir tatil sunma yaklaşımı. Ancak bu yapı artık dönüşüyor.

Bugün Mısır’da öne çıkan gelişim alanları şunlar:

Dalış ve aktif turizm. Kızıldeniz dünyanın en güçlü dalış destinasyonlarından biri ve bu artık bir yan ürün değil, doğrudan talep yaratan bir unsur. Dalış otelleri, su sporları merkezleri ve özellikle El Gouna ile Soma Bay’de kite surf gibi alanlar hızla büyüyor.

Butik ve lifestyle oteller. Daha küçük, konsept odaklı, tasarım ve kişiselleştirilmiş hizmete odaklanan oteller artıyor. Bu, kitlesel turizmden uzaklaşıp daha yüksek harcama yapan kitleleri çekme stratejisinin bir parçası.

Wellness ve uzun konaklama. İklim avantajı sayesinde Mısır; kışlama, yenilenme ve digital nomad segmentleri için konumlanmaya başlıyor. SPA, sağlık programları ve retreat konseptleri gelişiyor.

Kültürel ve keşif turizmi. Türkiye ve BAE’den farklı olarak Mısır, dünya ölçeğinde benzersiz bir tarihsel mirasa sahip. Bu nedenle deniz tatili ile kültürel deneyimi birleştiren hibrit ürünler (deniz + Luksor/Kahire) giderek yaygınlaşıyor.

Premium ve lüks segment. BAE seviyesine ulaşmasa da, Mısır’da üst segment otel yatırımları artıyor. Özellikle yeni projelerde ve renovasyonlarda bu trend net şekilde görülüyor.

Özetle, “deniz ve güneş” hâlâ temel konumlandırma unsuru. Ancak pazar artık bununla sınırlı değil. Deneyim, uzmanlaşma ve kalite artışı yönünde net bir evrim süreci yaşanıyor.

Tourism Explorer: Mısırlı otelciler turist geri bildirimlerine ne kadar hızlı adapte oluyor? Altyapı veya konsept değişikliklerinde dirençle karşılaşılıyor mu?

Tatiana Karseka: Genel olarak bakıldığında, Mısır otel pazarı 10–15 yıl öncesine kıyasla çok daha esnek ve geri bildirime duyarlı hale geldi. Adaptasyon hızı ise otelin segmentine, markasına ve yönetim yapısına göre değişiyor.

Uluslararası zincirlerde süreçler oldukça sistematik ilerliyor. Geri bildirimler online platformlar, anketler ve puanlama sistemleri üzerinden toplanıyor ve kararlar hızlı alınıyor. Yemek konsepti, hizmet standardı veya oda renovasyonu gibi değişiklikler çoğu zaman tek sezon içinde hayata geçirilebiliyor.

Yerel ve bağımsız otellerde ise adaptasyon daha yavaş olabiliyor. Bu noktada yatırımcının vizyonu, operasyonel sürece dahil olma düzeyi ve trendleri anlama kapasitesi belirleyici oluyor. Bu tür yapılarda dönüşüm birkaç sezon hatta birkaç yıl sürebiliyor.

Öte yandan, son yıllarda Mısır’daki destinasyonlar arasında rekabet ciddi şekilde arttı. Bu da değişimin en önemli tetikleyicilerinden biri oldu. Oteller artık daha hızlı aksiyon almak zorunda: yeme-içme kalitesinin artırılması, aile altyapısının geliştirilmesi, adult-only konseptlerin devreye alınması veya hizmet kalitesinin yükseltilmesi gibi.

Değişime direnç konusu ise tamamen ortadan kalkmış değil. Ancak bu genellikle geri bildirimi göz ardı etmekten değil; bütçe, teknik kısıtlar veya mevcut konseptten kaynaklanıyor. Bazı altyapısal değişiklikler ciddi yatırım gerektirdiği için kısa vadede mümkün olmayabiliyor.

Ayrıca bir “atalet etkisi” de var. Eğer bir otel belirli pazarlardan stabil doluluk alıyorsa, yatırımcı acil değişim ihtiyacı hissetmeyebiliyor. Ancak uzun vadede bu yaklaşım, daha esnek ve yenilikçi rakipler karşısında zayıf kalıyor.

Tourism Explorer: Şarm El-Şeyh, Hurgada, Marsa Alam ve El Alamein bölgeleri arasında, BDT ve Avrupa’dan turist akışı açısından en yüksek büyüme potansiyeline sahip destinasyonlar hangileri?

Tatiana Karseka: Kısa ve net bir çerçeveyle ifade etmek gerekirse:

Şarm El-Şeyh hâlâ “lokomotif”. Güçlü charter trafiği, gelişmiş altyapı ve yüksek bilinirlik sayesinde pazarı sürüklüyor. Yıl boyu turizme uygun yapısı da önemli bir avantaj.

Hurgada “çok yönlü oyuncu”. Ailelerden dalış meraklılarına, bütçe segmentten orta segmente kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Büyüme burada pazar genişliği üzerinden gelecek.

Marsa Alam “gizli potansiyel”. Daha çok premium, doğa ve bozulmamış resifler üzerinden konumlanıyor. Avrupa pazarı, özellikle Almanya ve İtalya, bu destinasyonu hızla büyütüyor; BDT de bunu takip ediyor.

El Alamein ise “gelecek yatırımı”. Şu an daha çok imaj ve yatırım odaklı. Ancak Akdeniz kıyısında gelişecek altyapı ile Avrupa pazarı için güçlü bir yaz destinasyonuna dönüşme potansiyeli taşıyor.

Tourism Explorer: Tatiana, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Mısır’ın küresel turizmdeki güçlü konumunu daha da ileri taşımasını diliyoruz.

Turizm Pazarlarının Karşılaştırmalı Analizi

Raşad Mamedov

TBS Group Holding Kurucusu

Tourism Explorer: Sayın Mamedov, her iki pazarı da yakından biliyorsunuz. Rusya ve Türkiye’den gelen turistlerin tüketici davranışlarını karşılaştırdığınızda; otel seçimi, rezervasyon süresi ve ek harcamalara (extra expense) yaklaşım açısından temel farklar nelerdir?

Raşad Mamedov: Temel fark, tatilin algılanış biçiminde yatıyor. Rus turist için yurtdışı seyahati genellikle yılın en önemli olayıdır ve bu da konfor ve ek hizmetler için yüksek harcama isteğini beraberinde getirir. Türk turist ise,

özellikle iç turizmde, daha sık seyahat eder ve aile bütçesi ile maliyet optimizasyonuna odaklanır.

Otel seçimi: Rus turist için otel, ürünün merkezinde yer alır. 4–5 yıldız kategorisi, her şey dahil sistemi, gelişmiş altyapı ve istikrarlı hizmet temel kriterlerdir. Tanınmış markalar, denize sıfır konum ve kaliteli gastronomi için ek

ödeme yapmaya isteklidir; çünkü oteli tatilin ana yaşam alanı olarak görür. Türk turist ise daha hibrit bir yaklaşım sergiler: orta segment oteller, apartlar veya akraba/ tanıdık yanında konaklama gibi seçenekleri birlikte kullanır. İstatistikler, akraba yanında konaklamanın toplam gecelemelerde önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor.

Rezervasyon süresi: Rus turistlerde erken planlama eğilimi belirgindir. Türkiye, Maldivler ve BAE gibi destinasyonlarda rezervasyon penceresi haftalar hatta aylarla ölçülür. Türk turist ise yıl içinde daha kısa ve sık seyahatler yapar; bunların önemli bir kısmı akraba ziyaretidir ve çoğunlukla spontane ya da resmi tatillere göre planlanır.

Ek harcamalar: Rus turistler oda upgrade’i, turlar, alışveriş ve SPA için önemli bütçeler ayırır; tek ve ana tatilde “premium deneyim” arayışı ön plandadır. Türk turistler ise özellikle iç pazarda daha tasarruf odaklıdır: konaklamada akraba seçeneğiyle bütçe optimize edilir, harcamalar daha çok yeme içme, aile aktiviteleri ve fiyat hassasiyeti yüksek alışverişte yoğunlaşır.

Tourism Explorer: Rus pazarı tarihsel olarak kitlesel deniz turizmine odaklıyken, Türkiye iç turizm ve ürün çeşitlendirme konusunda güçlü bir dönüşüm yaşıyor. TBS Group bu iki farklı pazarda başarılı olmak için hangi

stratejileri ve ürünleri uyguluyor?

Raşad Mamedov: Şirketimiz Rusya çıkışlı kitlesel tatil ürünüyle büyüdü, ancak bugün iki farklı mantıkla çalışıyoruz: Rus turist için “hazır paket” deniz tatili sağlayıcısı ve Türkiye’nin sezon dışına açılan turizm ekosisteminin bir partneri Olarak.

Konaklama Sektöründe Başarılı Yönetici Profili

Güzel Kıyak

Acente İlişkileri Müdürü


Ela Excellence Hotel

Tourism Explorer: Güzel, kariyerinize Guest Relations Agent olarak başladınız, büyük bir otel zincirinde B2B Pazarlama Müdürü pozisyonuna kadar ilerlediniz ve şu anda Ela Excellence’ta Acente İlişkileri Müdürü olarak görev yapıyorsunuz. “Sahanın içinde” çalıştığınız dönemden bugüne, yönetici olarak size en çok katkı sağlayan temel ders nedir?

Güzel Kıyak: En önemli ders, sadece prosedürlere göre çalışmak değil; misafiri ve iş ortağını gerçekten hissedebilmek. Guest Relations ile başladığınızda, her durumun arkasında bir görev değil, bir insan olduğunu görmeyi öğreniyorsunuz. Bugün yönetici olarak bu, kararlarımı sadece mantıkla değil, sezgiyle de almamı sağlıyor: nerede kontrolü artırmam gerektiğini, nerede esneklik tanımam gerektiğini anlayabiliyorum. Bir diğer kritik konu ise reaksiyon hızı. Sahada kararları erteleyemezsiniz ve bu becerinin yönetimde hayati olduğunu düşünüyorum.

Tourism Explorer: Sizce konaklama sektöründe kariyer gelişiminin en önemli itici gücü nedir? Ayrıca zincir

otellerden Ela Excellence’a geçerken yönetim tarzınız nasıl değişti?

Güzel Kıyak: En önemli itici güç deneyimin kendisi değil; beklenenden daha hızlı sorumluluk alabilme yeteneği. Bu sektörde kazananlar, daha uzun süre çalışanlar değil; işi ve süreçleri daha hızlı kavrayanlardır: ürün nasıl satılır, kâr nasıl oluşur, kararlar nasıl alınır.

Benim yönetim tarzım da değişti. Eskiden daha çok bağlılık ve ilişkiler üzerine odaklanıyordum; şimdi ise denge önemli: yapı, net beklentiler ve aynı zamanda insan temasını korumak. İletişimde yumuşaklık, standartlarda ise netlik ve disiplin benim yaklaşımım.

Tourism Explorer: Günümüzde bir acente için başarılı bir B2B yöneticinin en güçlü göstergesi nedir: rakamlar, hızlı geri dönüş, kişisel karizma mı, yoksa başka bir şey mi?

Güzel Kıyak: Artık bunların hiçbiri tek başına yeterli değil. Güçlü bir B2B yöneticisi üç faktörün birleşimidir:

Öngörülebilir sonuç acente, sizinle çalıştığında memnun bir müşteri elde edeceğini bilir.

Hız ve güvenilirlik doğru ve kaliteli bilgiyi zamanında vererek acenteyi kaybetmezsiniz.

Kişisel güven fiyatlar eşit olduğunda bile acente sizi tercih eder.

Ama açık konuşmak gerekirse, uzun vadede kazanan “etkileyen” değil, iş ortağının ihtiyaçlarını sürekli karşılayan kişidir.

Tourism Explorer: Günümüzde ideal yönetici profilini nasıl tanımlarsınız? Analitik bir stratejist mi yoksa her gün operasyonun içinde olan biri mi? Ayrıca bir yönetici olarak sizin için “kırmızı çizgi” nedir?

Güzel Kıyak: İdeal yönetici, stratejist olmak ile sahada olmak arasında bir seçim yapan kişi değildir; her ikisini de yapabilen kişidir. Rakamları, pazarı ve ürünü anlamalı, aynı zamanda operasyonun içinde kalarak gerçeklikten kopmamalıdır.

Benim “kırmızı çizgim” insanlara saygısızlık ve sonuçlara karşı sorumluluk almamaktır. Hata yapılabilir, bu doğal. Ama kayıtsızlık asla kabul edilemez.

Tourism Explorer: “Turizmde Kariyer Nasıl İnşa Edilir?” adlı bir kitap yazsaydınız, en önemli bölüm ne olurdu?

Güzel Kıyak: Başlığı şu olurdu: “Hazır bir rol bekleme, kendi rolünü yarat.” Turizmde çoğu zaman görev tanımları net değildir ve bu aslında büyüme fırsatı yaratır. Benim kariyerim de büyük ölçüde görev tanımımın ötesine geçmekle şekillendi: projeler başlatmak, iletişim kurmak, süreçler geliştirmek. İşte tam bu noktada “uygulayıcı” olmaktan çıkıp, iş için gerçek bir “değer yaratan” konumuna geçiş gerçekleşir.

Turizm B2B sektöründe medya kanallarının önemi

Haluk Özsevim

Tourism Today Genel Yayın Yönetmeni
Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) Başkanı

Tourism Explorer: Son 5-10 yılda turizm B2B medyasının rolü nasıl evrildi? Dijital hız ile derinlemesine analiz arasında bugün nasıl bir denge kuruluyor ve bu denge sektör profesyonellerinin karar alma süreçlerini nasıl etkiliyor?

Ahmet Haluk Özsevim: Turizm medyası son on yılda yapısal bir dönüşüm geçirdi. Basılı yayın döneminde erişim, fiziksel dağıtım kapasitesiyle sınırlıyken; dijitalleşmeyle birlikte ölçeklenebilir, anlık ve ölçülebilir bir erişim modeline geçildi. Tourism Today de bu dönüşümün bir parçası olarak basılıdan tamamen dijitale evrildi ve bugün milyonlara ulaşan bir etkileşim hacmine sahip.

Sosyal medya tarafında aylık 30 milyonun üzerinde görüntülenme, bilginin sektörde ne kadar hızlı dolaşıma girdiğini açıkça gösteriyor. Bu hız, turizm profesyonellerinin karar alma süreçlerini doğrudan etkileyen bir faktör haline geldi. Doğrulanmış bilginin minimum gecikmeyle sunulması, özellikle dinamik piyasa koşullarında kritik bir rekabet avantajı yaratıyor.

Bununla birlikte, hız ve derinlik arasında net bir ayrışmadan ziyade tamamlayıcı bir ilişki söz konusu. Kısa ve anlık bilgi akışı operasyonel kararları desteklerken, derinlemesine analizler stratejik perspektifin oluşmasına katkı sağlıyor. Ancak günümüz medya tüketim alışkanlıklarında, yüksek hacimli içerikten ziyade doğruluğu teyit edilmiş, hızlı ve aksiyon alınabilir bilgi daha fazla değer üretiyor.

Tourism Explorer: Günümüzde turizm profesyonellerine ulaşmada hangi içerik formatları ve dağıtım kanalları gerçek etki yaratıyor? Bu formatların güvenilirlik ve etkileşim açısından nasıl ayrıştığını gözlemliyorsunuz?

Ahmet Haluk Özsevim: Günümüzde sosyal medya, erişim ve hız açısından en güçlü dağıtım kanallarından biri haline gelmiş durumda. Ancak aynı zamanda doğrulanmamış içerik yoğunluğu açısından da en riskli mecralardan biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle burada belirleyici olan unsur, içeriğin hangi kanal üzerinden değil, hangi güvenilirlik standardıyla sunulduğudur.

Tutarlı ve doğrulanmış içerik üretimi, zaman içinde nitelikli ve sadık bir profesyonel kitle oluşturur. Turizm sektörünün farklı segmentlerine operasyonel kadrolardan üst düzey yöneticilere kadar doğrudan erişim sağlayabilmek bugün mümkün. Ancak bu erişimin sürdürülebilir değere dönüşmesi, içerik kalitesi ve güvenilirlik ile doğrudan ilişkilidir.

Bu noktada internet haber portalları, editoryal süzgeçten geçmiş içerikleriyle sosyal medyadan ayrışır. Sosyal medya hız ve dağıtım avantajı sunarken, haber portalları güven inşa eden ana referans noktası olmaya devam eder.

Tourism Explorer: Reklam veren beklentileri ile editoryal bağımsızlık arasındaki dengeyi nasıl yönetiyorsunuz? Bu dengeyi korumak için uyguladığınız somut yayın politikaları nelerdir?

Ahmet Haluk Özsevim: Medya ekosisteminin hızla değiştiği bir dönemde, editoryal bağımsızlık ile ticari beklentiler arasındaki denge her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Bu dengeyi koruyabilmek için öncelikle net ve tavizsiz bir yayın politikası oluşturmak gerekiyor.

Tourism Today, 25 yıllık yayın geçmişi boyunca objektiflik ve editoryal bağımsızlık üzerine konumlanmış bir marka. Bu konumlandırma, hem okuyucu güveninin hem de sürdürülebilir marka değerinin temelini oluşturuyor. Reklam verenlerle kurulan ilişkilerde de bu çizginin korunması temel prensip olarak kabul ediliyor.

Yayın politikamız, sektör hassasiyetlerini gözeten ancak editoryal bağımsızlıktan ödün vermeyen bir denge üzerine kurulu. Özellikle negatif gelişmeler söz konusu olduğunda, içerikler abartıdan uzak, yorumdan arındırılmış ve veri temelli bir çerçevede sunuluyor. Bu yaklaşım, okuyucunun kendi değerlendirmesini yapmasına imkân tanırken, medyanın yönlendirici değil bilgilendirici rolünü güçlendiriyor.

Turizm sektörünün ekonomik ve istihdamsal etkisi dikkate alındığında, içerik tonunun dengeli ve sorumlu bir şekilde kurgulanması yalnızca editoryal bir tercih değil, aynı zamanda sektörel bir sorumluluktur.

Tourism Explorer: Sektörel medya, destinasyon algısı ve turistik talep üzerinde ne ölçüde yönlendirici bir rol oynuyor? Bu etkinin sınırları ve sorumlulukları sizce nasıl tanımlanmalı?

Ahmet Haluk Özsevim: Turizm medyası temelde iki ana segmentte konumlanır. Birinci segment, son kullanıcıya yönelik deneyim ve destinasyon odaklı içerik üretirken; ikinci segment B2B eksende sektör verisi, gelişmeler ve analizler sunar. Bu iki yapı farklı hedef kitlelere hitap etse de, her ikisi de destinasyon algısı üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.

Günümüzde tüketiciler destinasyon seçimlerini çok katmanlı araştırma süreçleri üzerinden gerçekleştiriyor. Bu süreçte dijital medya, özellikle de güvenilir haber kaynakları önemli bir referans noktası haline gelmiş durumda. Haber portallarının sunduğu içerikler, tanıtım odaklı platformlara kıyasla daha yüksek güvenilirlik algısı yaratır.

Tanıtım platformları talep yaratma ve ikna süreçlerine odaklanırken, haber portalları doğrulanmış veri ve editoryal süzgeçten geçmiş içerik sunarak güven inşa eder. Bu da sektörel medyayı yalnızca bilgi aktaran bir yapı olmaktan çıkarıp, aynı zamanda algı ve yönelimleri dolaylı olarak şekillendiren stratejik bir aktör haline getirir.

Bu etkinin sınırları ise editoryal sorumlulukla çizilmelidir. Doğru, dengeli ve şeffaf bilgi sunumu, hem sektörün sürdürülebilirliği hem de destinasyonların sağlıklı konumlanması açısından kritik önem taşır.

Vera Talih

Stratejik Pazarlama ve Gelişim Direktörü
HelloOtel TurboMarketing

Tourism Explorer: QM ödülleri 2026 yılında 15. kez verilecek. Bu ödülü bu yıl, yani yıldönümü yılında almak HelloOtel TurboMarketing için ne ifade ediyor?

Vera Talih: QM ödülünü 15. yıldönümü yılında almak HelloOtel TurboMarketing için sadece bir takdir değil, aynı zamanda GM-center ile kurulan verimli iş birliğinin ve istikrarın bir göstergesidir. Bir ödül bu kadar uzun bir geçmişe sahip olduğunda, aynı zamanda bir filtreye dönüşür: oraya herkes giremez, yalnızca süreklilik ve kalite üretenler kalır.

Şirketimiz açısından bu, elde edilen sonucun tek seferlik bir başarı değil, ekip olarak ortaya konan bütüncül bir çalışmanın ürünü olduğunu teyit ediyor. Yıldönümü yılında bunun anlamı daha da güçleniyor; artık bu ödülün tarihinin bir parçası olduğunuzu hissediyorsunuz. Bu da çıtanın artık daha da yukarıda olduğu anlamına geliyor.

Tourism Explorer: Şirketinizin ve Tourism Explorer dergisinin hangi başarıları, uzmanların sizi bir kez daha ödüllendirmesinde belirleyici oldu?

Vera Talih: En temel başarımız, sektör içinde kurduğumuz yapılandırılmış ve gerçekten işleyen iletişim modelidir. Farklı ülkelerden on binlerce oteli ve binlerce seyahat acentesini tek bir pazarlama platformunda bir araya getirmeyi başardık.

Tourism Explorer yalnızca bir bilgi platformu değil, aynı zamanda pazarı birbirine bağlayan bir araç haline geldi: oteller B2B kitleye doğrudan erişim sağlarken, acenteler güncel tekliflere ve sektör haberlerine ulaşıyor.

Biz iletişimin hızlı, net ve en önemlisi etkili olmasına odaklandık. Hız ve güven üzerine kurulu bir endüstride bu, bizim en önemli farklılaştırıcı avantajımız oldu.

Bence sistemdeki tüm aktörler için değer yaratma, süreçleri hızlandırma ve ekosistemi bir araya getirme yeteneğimiz, yeniden ödüllendirilmemizde belirleyici rol oynadı.

Tourism Explorer: Turizm sektörü hızla değişirken, her yıl kalite standardını korumak ne kadar zor?

Vera Talih: Kalite standardını her yıl korumak gerçekten kolay değil, özellikle de her sezon daha karmaşık dinamiklerin ortaya çıktığı turizm gibi bir sektörde.

Ancak bizim temelimiz değişmiyor: iletişim. Biz sadece sayılarla ve rezervasyonlarla değil, insanlarla çalışıyoruz. Bu da kalite seviyemizi belirliyor.

Yaklaşımımız; otel iş ortaklarını ve seyahat acentelerini gerçekten dinlemek, uzlaşma noktaları bulmak ve tüm tarafların çıkarları arasında denge kurmak üzerine kurulu. Sadece anlaşma yapmak değil, verilen sözleri yerine getirmek ve her etkileşimi sonuca ulaştırmak önemli.

Uzun vadede itibarı oluşturan da tam olarak bu. Turizmde itibar aslında en büyük varlık. Ve onu korumak, bir kez ödül kazanmaktan çok daha zor.

Tourism Explorer: HelloOtel ekosisteminde bu başarının arkasındaki iç süreçler nelerdir? Öncelikle kime teşekkür etmek istersiniz?

Vera Talih: Öncelikle HelloOtel’in sahibi Sabir Mizam’ı belirtmek isterim. Onun en güçlü yönü, uzun vadeli stratejik vizyonu ve tüm ekibi ileriye taşıyan yön belirleme kabiliyetidir.

İkinci olarak ekip. HelloOtel’de gerçekten rastgele hiçbir insan yok. Herkes pazarlama ve turizm alanında profesyonel ve kendi sorumluluk alanını net şekilde biliyor. Sürekli kontrol etmeye ya da yönlendirmeye ihtiyaç duyulmuyor; herkes bilinçli şekilde sonuç odaklı çalışıyor. Bunun yanında samimi bir atmosferi, mizahı ve küçük bir macera ruhunu da korumayı başardık ki başarılı pazarlama bunun olmadan mümkün değil.

Ayrıca IT departmanımızı da özellikle belirtmek gerekir tüm süreçleri 7/24 ayakta tutan, sistemin sürekliliğini sağlayan ekip onlar.

Ve tabii ki şirketin aşçısını da unutmamak gerekir abartısız şekilde stratejik bir rol oynuyor. Çünkü hiçbir KPI ya da motivasyon, iyi bir öğle yemeği kadar etkili değildir.

Tourism Explorer: Son olarak HelloOtel TurboMarketing ve Tourism Explorer için, kalite liderliği konumunu bir kez daha teyit ettikten sonra öncelikli hedefler nelerdir?

Vera Talih: Bu liderlik konumunu yeniden teyit ettikten sonra bizim için ana hedef sadece büyüme değil, sürdürülebilir gelişimdir.

Ekibe yatırım yapmaya devam edeceğiz çünkü pazarlamanın insanlar tarafından yaratıldığına inanıyoruz. Üstelik sadece profesyoneller değil; motive, bağlı ve finansal olarak dengeli insanlar tarafından. Bir ekip içsel olarak güçlü ve rahat olduğunda, bu doğrudan karar kalitesine, hızına ve iletişim seviyesine yansır.

Ayrıca sürdürülebilirlik bizim için çok önemli—hem şirket içinde hem de pazarla ilişkilerde. Bu; uzun vadeli iş birlikleri, şeffaf süreçler ve yalnızca bir sezona değil, yıllara yayılan değer üretimi anlamına geliyor.

Güçlü ekip, iyi düşünülmüş strateji ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımının birleşimini bir sonraki gelişim aşamasının temeli olarak görüyoruz.

Turizm Etkinliklerinin Potansiyel Analizi (Uluslararası Antalya Turizm Fuarı ve QM Awards)

Selçuk Meral

GM Center Kurucusu ve CEO’su

Tourism Explorer: Sayın Selçuk Meral, turizm profesyonelleri için birer cazibe merkezi haline gelen platformlar oluşturdunuz. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF Türkiye’de bunlardan birisi.

ATF Türkiye’nin başarısının temel sırrı nedir? Fuarcılık sektörünü “yeniden başlatmayı” ve ATF’yi sektör oyuncuları için bir numaralı etkinliğe dönüştürmeyi nasıl başardınız?

Selçuk Meral: ATF Türkiye’nin başarısının temelinde güçlü bir vizyonla şekillenen, verimlilik ve sonuç odaklı bir yaklaşım yer alıyor. Turizmi yalnızca bir sektör değil, stratejik bir alan olarak ele alıyor; bu bakış açısıyla kolektif hareket eden bir yapı kuruyoruz. ATF, bu yönüyle klasik bir buluşma noktası değil, sektörün birlikte iş ürettiği bir platform olarak konumlanıyor.

Fuarın en önemli farkı, geleneksel fuarcılık anlayışını değiştirmesi. Yerinde pazarlama prensibiyle, ürünün olduğu yerde doğru alıcıyla buluşmasını sağlayan bir model geliştirdik. 360 derece hizmet anlayışıyla kurgulanan bu yapı; güçlü içerik sahneleri, B2B sistemleri, uluslararası katılım ve geniş marka çeşitliliği ile destekleniyor. Katılımcıya yalnızca görünürlük değil, doğrudan iş üretme imkânı sunan, ölçülebilir çıktılar sağlayan bir sistem oluşturduk.

“Fuarcılığı yeniden başlatma” olarak ifade ettiğiniz yaklaşımımız da tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor. ATF’yi bir sergileme alanı olmaktan çıkarıp; iş geliştirme, network ve stratejik işbirliklerinin üretildiği bir platform haline getirdik. Katılımcının “neden buradayım?” sorusuna net bir karşılık veren, somut ticari fayda sağlayan bir yapı inşa ettik.

Bugün ATF Türkiye; dünya turizm pazarlarını aynı çatı altında buluşturan, profesyonellere odaklanan ve yüksek yoğunlukta iş üretimi sağlayan bir platform olarak öne çıkıyor. Türkiye ve Resort turizmini ilgilendiren tüm ana pazarları aynı anda bir araya getirebilmesi, fuarı uluslararası ölçekte ayrıştıran en kritik unsurlardan biri.

Aynı zamanda ATF, resort ve alternatif turizm ürünlerinin en güçlü oyuncularını buluşturarak sektörün küresel kesişim noktalarından biri haline geldi. Bu nedenle bugün ATF Türkiye, yalnızca sunduğu deneyimle değil; sağladığı somut ticari fayda, yüksek verimlilik ve sürdürülebilir iş birlikleri üretme kapasitesiyle sektör oyuncuları için öncelikli buluşma noktası konumunda.

Tourism Explorer: Turizmin Oscarı olarak anılan Quality Management Tourism Awards (QM Awards) 15 yıldır sektörün en iyilerini ödüllendiriyor. Bu yıllar içinde, turizmcilerin ödül aldığı kalite kriterleri ve hizmet standartları nasıl değişti? “En iyi” unvanını kazanmak artık daha mı zor?

Selçuk Meral: QM Awards sürecinde kalite anlayışı önemli bir dönüşüm geçirdi. Geçmişte daha çok fiziksel hizmet kalitesi, operasyonel başarı ve standartların uygulanması öne çıkarken; bugün çok daha bütüncül bir değerlendirme söz konusu.

Artık deneyim tasarımı, misafir memnuniyetinin ölçülebilirliği, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, marka algısı ve hizmetin kişiselleştirilmesi gibi unsurlar belirleyici hale geldi. Sadece iyi hizmet sunmak yeterli değil; bunu veriyle desteklemek, tutarlı bir deneyime dönüştürmek ve markaya değer katan bir yapı kurmak gerekiyor.

Bu nedenle “en iyi” unvanını kazanmak bugün çok daha zor. Rekabet artık sadece operasyonel başarıda değil; inovasyon, duygu yönetimi ve misafirle kurulan bağ üzerinden şekilleniyor. Standartları karşılayan değil, fark yaratan ve sürdürülebilir kalite ortaya koyan markalar öne çıkıyor.

QM Awards’ı hayata geçirirken temel amacımız da tam olarak buydu: sektörde kaliteyi sadece ödüllendiren değil, aynı zamanda dönüştüren bir yapı oluşturmak.

Turizm artık yalnızca hizmet kalitesiyle değil; veriyle, vizyonla ve sürdürülebilir akılla yönetilen bir sektördür. Kalite, bugünün dünyasında bir tercih değil, rekabetin temel zekâsıdır. QM Awards, bu zekâyı tanımlayan, ölçen ve ödüllendiren bir platformdur.

Bu vizyon doğrultusunda bir sonraki adım olarak QM Summit’i hayata geçiriyoruz. QM Summit, sektörü birlikte karar alan ve iş üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen bir platform olacak. Satış ve pazarlamadan finansa, insan kaynaklarından teknolojiye kadar tüm kritik başlıkların ele alınacağı bu yapı; forumlar, stratejik paneller ve planlı B2B görüşmelerle sezon öncesi sektörün en önemli karar noktalarından biri olarak konumlanacak. QM Awards Gala Gecesi ise bu bütünün finalini oluşturacak.

Tourism Explorer: Sadece Türkiye’de değil, uluslararası arena da etkinlik düzenleme konusunda eşsiz bir deneyime sahipsiniz; özellikle Mısır’da gerçekleştirilen Afrika Turizm Forumu gibi. Başka bir ülkede B2B etkinlikleri organize etmenin temel farklılıkları nelerdir? Bu projede ne tür engellerle veya kültürel özelliklerle karşılaştınız?

Selçuk Meral: Uluslararası B2B etkinliklerde en belirleyici unsur, yerel dinamikleri doğru okumak. Her ülkenin iş yapma kültürü, karar alma süreçleri ve güven mekanizmaları farklı. Türkiye’de daha hızlı ilerleyen süreçler, bazı pazarlarda daha fazla zaman, sabır ve ilişki yönetimi gerektiriyor. Bu nedenle tek tip bir organizasyon modeliyle değil, her pazara özel kurgulanmış yapılarla ilerlemek gerekiyor.

Afrika Turizm Forumu sürecinde de bunu net şekilde gördük. En kritik konu; doğru partnerlerle ilerlemek, sahadaki gerçekliği anlamak ve güven inşa etmek oldu. Bürokratik süreçler, operasyonel akış ve iletişim biçimleri ciddi farklılıklar gösteriyor. Bu farklılıkları doğru yönettiğinizde süreçler hızlanıyor ve çok daha sağlam bir zemin oluşuyor.

Kültürel olarak en belirleyici unsur ise güven ve ilişki temelli yaklaşım. Bazı pazarlarda iş yapma hızı değil, kurulan bağın gücü öncelik taşıyor. Bu dengeyi kurduğunuzda sürdürülebilir ve güçlü iş birlikleri ortaya çıkıyor.

Afrika Turizm Forumu, aynı zamanda Afrika Turizm Fuarı’nın bir lansmanı niteliğindeydi. Bu süreçte karşılaştığımız en önemli zorluk, bölgedeki jeopolitik belirsizlikler ve devam eden gerilimler oldu. Turizm, doğası gereği pamuk ipliğine bağlı bir sektör; bu tür belirsizliklerden doğrudan etkileniyor.

Ancak biz bu süreci bir engel değil, büyük bir dönüşümün parçası olarak görüyoruz. Afrika turizmi şu anda bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve bu sancılar aslında büyümenin doğal bir parçası. Afrika Turizm Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde, “turizmin güneşi” olarak konumlandırıyoruz. Afrika Turizm Fuarı’nın tüm bu sancıların ve karanlıkların ardından, kıtayı turizmin ışığıyla aydınlatan ve Afrika turizmine güçlü bir ivme kazandıran bir platform olmasını diliyor, bu yönde çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Tourism Explorer: Dijitalleşme ve çevrimiçi iletişim çağında, turizm sektöründeki büyük B2B etkinliklerinin organizatörlerin önündeki en büyük zorluklar nelerdir?

Selçuk Meral: Dijitalleşme çağında en büyük zorluk, fiziksel etkinliğin değerini doğru konumlandırmak. Artık bilgiye erişim çok kolay; insanlar toplantıları, sunumları ve bağlantıları çevrimiçi olarak kurabiliyor. Bu nedenle B2B etkinliklerin sadece bilgi sunan yapılar olmaktan çıkıp, deneyim ve sonuç üreten platformlara dönüşmesi gerekiyor.

Genel kamuoyu tarafından tescil edilmiş olması, hikayesinin ve içeriğinin orjinal olması şart. Taklit hikayeler gerçek sonuçlar doğurmaz. 

Ayrıca dijitalleşme, beklentileri de yükseltti. Katılımcılar hızlı, şeffaf ve veriyle desteklenen bir deneyim istiyor. Bu da organizatörleri, teknolojiyi merkeze alan sistemler kurmaya zorluyor.

Ancak bu tablo, fiziksel etkinliklerin geleceğine dair olumsuz bir işaret değil. Aksine, pandemi döneminde denenen online fuar ve etkinlik modellerinin uzun vadede sürdürülebilir olmaması, insanın gerçek temas, güven ve deneyime verdiği önemi net şekilde ortaya koydu. Fiziksel buluşmaların değeri azalmadı; tam tersine, daha anlamlı ve daha sonuç odaklı hale geldi.

Tourism Explorer: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Selçuk Meral: Turizm artık sadece büyüklükle değil; akıl, uyum, hız ve işbirliği kapasitesiyle şekillenen bir alan. Biz de GM Center olarak tüm platformlarımızda tam olarak buna odaklanıyoruz. Amacımız yalnızca insanları bir araya getirmek değil; sektör için değer üreten, yol gösteren ve somut sonuçlar doğuran yapılar kurmak. Bu mantıkla turizm profesyonellerine referans kaynağı olmak adına hayata geçirdiğimiz GM Turizm ve Yönetim Dergisi ile de 22 yıldır sektörün sesi ve bir referans noktası olmayı sürdürüyoruz. 

Önümüzdeki dönemde de ATF, QM Awards ve QM Summit gibi platformlarla turizm sektörünün dönüşümüne katkı sunmaya, yeni iş modelleri geliştirmeye ve Türkiye’yi küresel turizm vizyonunun güçlü merkezlerinden biri haline getirmek üzere çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki turizmin geleceği; birlikte düşünen, birlikte üreten ve birlikte büyüyen yapılarla şekillenecek.

Turizm Profesyonel Sektöründe Medyanın Rolü (Rusya Perspektifi)

Tatiana Dmitrova

TourDom.ru Kurucusu ve CEO’su

Tourism Explorer: Tatiana, Rusya’da profesyonel iletişim pazarı son yıllarda önemli ölçüde değişti. Yüksek türbülans ve outbound turizm coğrafyasındaki değişim ortamında, TourDom.ru gibi uzmanlaşmış medyanın rolü bugün nedir?

Tatiana Dmitrova: Profesyonel turizm medyası genel olarak oldukça muhafazakâr bir yapıdadır: roller bellidir ve oyuncular alışılmış formatlarda çalışır, her ne kadar yeni konumlandırma yaklaşımlarını deneseler de. Ancak son yıllarda değişim artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Koşullar herkesi dönüşüme zorluyor ve her oyuncu kendi adaptasyon modelini arıyor.

Biz odağımıza kitleyi alan bir strateji benimsedik. Aslında her zaman bu şekilde çalışıyorduk, ancak pandemi sürecinde şu netleşti: bir medyanın en büyük varlığı, okuyucusuyla kurduğu ilişkinin derinliğidir. Bizim için önemli olan kendi görüşümüzün ağırlığı değil, ne kadar fayda sağlayabildiğimizdir.

Bu nedenle izleyici etkileşimine daha fazla odaklandık ve içerik formatlarımızı yeniden kurguladık. Sosyal medyayı özellikle o dönemde en hızlı büyüyen ve en erişilebilir platform olan Telegram’ı ana vitrinimiz haline getirdik. Burada ilgi ve etkileşim yaratıyor, ardından kullanıcıları TourDom.ru ve Hotline Travel platformlarına yönlendiriyoruz.

Ancak sosyal medya oldukça rekabetçi bir alan; dikkat çekmek için gerçekten ilgi çekici olmanız gerekir. Biz bilinçli şekilde yaratıcılığa, empatiye ve izleyiciyle diyaloga yatırım yaptık. Sadece içerik üretmek değil, gerçek geri bildirim almak ve insanları tartışmaya dahil etmek bizim için kritik.

Sonuç olarak, editoryal uzmanlık ile izleyici görüşlerinin sürekli ölçümlendiği bir model oluşturduk. Gazeteciler konuları derinlemesine işlerken, hangi konuların seçileceği ve nasıl sunulacağı büyük ölçüde kitlenin gerçek tepkilerine göre şekilleniyor.

Bu yaklaşımın etkili olduğunu görüyoruz: sosyal medyada büyüme, yüksek etkileşim ve güçlü geri bildirim elde ediyoruz. Ayrıca bizim de bu süreçten keyif almamız önemli; bu durum hem kitle hem de iş ortakları tarafından hissediliyor.

Bu stratejiyi pandemi döneminde bilinçli şekilde benimsedik ve bugün de geliştirmeye devam ediyoruz.

Tourism Explorer: Bugün izleyici taleplerinde hangi başlıklar öne çıkıyor? Okuyucular profesyonel haber platformlarından ne bekliyor—haklarının korunması, satış desteği ya da sadece destinasyonlar, uçuşlar ve vizeler hakkında hızlı bilgi mi?

Tatiana Dmitrova: Günümüzde turizm medyasının kitlesi oldukça parçalı bir yapı gösteriyor. Çok az medya kuruluşu, gündemini düzenli takip eden güçlü bir “çekirdek” kitleye sahip olduğunu söyleyebilir. Gerçekte biz, sektör profesyonellerinden geniş internet kitlesine kadar farklı segmentlerle aynı anda iletişim kuruyoruz.

Bugünün medya ortamında başarının ana göstergesi trafik. Bu nedenle sadece sektör profesyonellerine odaklanmak yeterli değil; arama motorları, algoritmalar ve kitlesel kullanıcı davranışlarını da dikkate almak gerekiyor.

Eskiden içerik daha çok sektör içi konulara odaklanırdı analizler, iş dünyası meseleleri, sektör trendleri gibi. Bugün ise konu yelpazesi ciddi şekilde genişledi. Kaçınılmaz olarak daha geniş kitleyi ilgilendiren, hatta zaman zaman ses getiren olaylar da gündeme giriyor: krizler, tartışmalı durumlar ve dikkat çeken vakalar. Bu tür içerikler genellikle en yüksek ilgiyi çekiyor ve trafiği oluşturuyor.

Bu duruma farklı açılardan bakılabilir, ancak bu medya pazarının objektif bir gerçeği. Eğer sektörel gündemde kalmak ve etkili olmak istiyorsanız, bu dengeyi kurmanız gerekiyor: derin uzmanlık ile geniş kitlenin gerçekten ilgisini çeken içerikler arasında doğru denge.

Tourism Explorer: Rus otelcilerin ve incoming şirketlerin basınla iletişimdeki açıklık düzeyini, Türkiye veya Mısır’daki meslektaşlarıyla kıyasladığınızda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tatiana Dmitrova: Diğer ülkelerle geçmiş ve bugünü doğrudan karşılaştırmak zor. Ancak Rus turizm sektöründe gözlemlediğimiz dinamikler üzerinden konuşabilirim.

Ne yazık ki medya açısından tablo büyük ölçüde olumsuz. Pazar daha yapılandırılmış hale geldikçe, şirketler büyüyüp konsolide oldukça ve oyuncu sayısı azaldıkça, açıklık seviyesi de düşüyor. Gayriresmî ve samimi görüşlere ulaşmak giderek zorlaşıyor.

Bugün sadece sınırlı sayıda uzman, sadece yorum yapmakla kalmayıp süreçleri analiz etmeye, değerlendirme ve öngörü paylaşmaya, hatta tartışmaya açık. Bu tür konuşmacılar giderek daha değerli hale geliyor.

Geçmişle kıyaslandığında, sektör medyayla çok daha açık ve içerik açısından zengin bir iletişim içindeydi. Bugün ise iletişim daha kurumsal, daha kontrollü ve bu anlamda daha az “canlı”.

Tourism Explorer: TourDom.ru güçlü bir etki aracı. Yayınlarınızın “otel–tur operatörü–acente–turist” zincirindeki anlaşmazlıkları çözmeye katkı sağladığı veya regülatör kararlarını etkilediği durumlar oluyor mu?

Tatiana Dmitrova: Bu değerlendirme için teşekkür ederim. Bizim için gerçekten önemli olan, sadece genel trendleri aktarmak değil, somut durumlarda da fayda sağlayabilmek.

Bireysel hikâyelere büyük önem veriyoruz ister büyük işletmeler, ister acenteler ya da turistler olsun. Bu içerik katmanı bizim için kritik.

Sadece çatışmaları anlatmakla yetinmiyor; detaylarına iniyor, analiz ediyor ve mümkünse çözüm üretmeye çalışıyoruz. Çoğu zaman süreç yayın öncesinde başlıyor: taraflarla iletişime geçiyor, pozisyonları netleştiriyor ve diyalog kurulmasına yardımcı oluyoruz. Bazı durumlarda sorun daha yayınlanmadan çözülüyor.

Dolayısıyla evet, yayınlarımızın ve sürece dahil oluşumuzun etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Geri bildirimler alıyoruz çatışmaların önlendiği, iade süreçlerinin çözüldüğü ya da karmaşık durumların netleştiği yönünde.

Bizim için bu, medyanın sadece bilgi kaynağı değil, aynı zamanda sektör için gerçek bir çözüm ve destek aracı olduğunun en önemli göstergelerinden biri.

Yerel inisiyatifler aracılığıyla Kemer’de sürdürülebilir bir turizm ekosisteminin inşası

Cansın Efir

Kemer Belediyesi Turizm Departmanı Başkanı
Nar Otel Sahibi

Tourism Explorer: Sayın Cansın, Kemer Belediyesi Turizm Departmanı Başkanı olarak, belediyenin turistleri bu bölgeyi tercih etmeye yönlendirmek için hayata geçirdiği veya planladığı mekanizmalar ve şehir etkinlikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Cansın Efir: Öncelikle şunu vurgulamak isterim: Kemer, hem Türkiye’de hem de uluslararası ölçekte en gelişmiş ve yüksek kaliteli konaklama altyapılarından birine sahip. Bölge, eşsiz doğası sayesinde her zaman çok değerli bir destinasyon olmuştur. Ancak biz, Kemer Belediyesi olarak bu güçlü potansiyeli geleneksel yaklaşımların ötesine taşımaya karar verdik. Göreve geldiğimizden bu yana, bölgenin avantajlarını küresel ölçekte daha etkin anlatabilmek için kapsamlı bir dijital tanıtım projesi olan Visit Kemer’i hayata geçirdik.

Bu yıl projede odağımızı yenilikçi teknolojilere kaydırıyoruz. Yapay zekâ destekli içeriklerle Kemer algısını klasik “deniz-kum-güneş” üçgeninin dışına çıkarıyoruz. Bölgenin binlerce yıllık tarihini, antik limanlarını ve mitolojik hikâyelerini modern sinematografik bir dil ile dünyaya anlatıyoruz. Amacımız, Kemer’in yalnızca benzersiz doğasıyla değil, aynı zamanda yaşayan ve güçlü bir kültürel kimliğe sahip bir destinasyon olduğunu göstermek.

Bununla birlikte, sezon dışı dönemi de aktif hale getiriyoruz. Uluslararası ekstrem spor organizasyonlarıyla doğayı ve adrenalini bir araya getiriyoruz. Hard enduro yarışları “Sea to Sky”, ultramaraton “Run to Sky” ve “SUP Cup Kemer” gibi etkinliklerle destinasyonu yılın her döneminde canlı tutuyoruz. Bu sayede Kemer, misafirlere dört mevsim deneyim sunan bir destinasyona dönüşüyor.

Tourism Explorer: Turistin şehir bütçesindeki gerçek ekonomik rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz ve otel dışı harcamaları artırmaya yönelik hedefleriniz neler?

Cansın Efir: Kemer, 2025 yılını yaklaşık 3,5 milyon turist ile oldukça başarılı tamamladı. Ancak küresel ölçekte önemli bir dönüşüm var: Türkiye’ye gelen turist artık öncelikle alışveriş değil, deneyim arıyor. Misafirler valiz doldurmak yerine günübirlik turlar, keşifler ve yeni deneyimlere harcama yapmayı tercih ediyor. Bu, Kemer için büyük bir avantaj çünkü antik kentlerden dağ kanyonlarına kadar çok geniş bir deneyim yelpazesi sunabiliyoruz.

Buna rağmen, yüksek doluluk oranları ve artan deneyim talebi henüz yerel esnaf gelirlerine tam olarak yansımış değil. Kemer’deki tüm ekonomik yapı doğrudan ya da dolaylı olarak turizme bağlı. En büyük zorluk, turistleri otel dışına çıkarmak ve deneyim arayışını yerel ticaretle entegre etmek.

Bunun iki temel nedeni var. Birincisi, otellerin sunduğu hizmet kalitesi o kadar yüksek ki misafirlerin dışarı çıkma motivasyonu azalıyor. İkincisi ise yerel işletmelerin “ürün odaklı” yapıdan “deneyim odaklı” modele geçişte yeterince hızlı adapte olamaması.

2026 yılında bu dengeyi değiştirmeyi hedefliyoruz. Şehri sanat ve müzikle buluşturan projeler başlatıyoruz. Sokak sanatçıları, tematik alışveriş günleri ve deneyim odaklı etkinliklerle turistlere sadece ürün değil, atmosfer sunacağız. Böylece Kemer sokakları yeniden ekonomik ve sosyal cazibe merkezlerine dönüşecek.

Tourism Explorer: Artan ziyaretçi akışını karşılamak için ulaşım, altyapı ve şehir planlaması alanında öncelikleriniz neler?

Cansın Efir: Kemer’in altyapı gelişimi önemli bir tarihsel temele dayanıyor. Şehir, 1980’lerde Dünya Bankası projesi kapsamında Türkiye’nin ilk planlı turizm destinasyonu olarak kuruldu. Başlangıçta 30 bin kapasite için tasarlanan bölge, bugün günlük 150 bin kişiyi ağırlayabiliyor.

Bu ölçeği yönetebilmek için bakanlıklar, kamu kurumları ve özel sektörle tam koordinasyon içinde çalışıyoruz. Son yıllarda su, kanalizasyon, arıtma sistemleri ve elektrik altyapısını tamamen yeniledik. Bu yatırımlar Kemer’in önümüzdeki on yıllar boyunca sürdürülebilir şekilde işlemesini sağlayacak.

Şu anda sürecin son aşamasındayız. 2026 sonu 2027 başı itibarıyla yol yenileme, peyzaj ve kentsel düzenleme projelerini tamamlayacağız.

Tourism Explorer: Nar Otel sahibi olarak Kemer merkezdeki küçük otel işletmelerinin karşılaştığı en büyük zorluklar neler? Belediye bu talepleri yeterince duyuyor mu?

Cansın Efir: Bu oldukça karmaşık bir konu. Butik otellerin karşılaştığı zorluklar, yerel yönetimden ziyade makroekonomik koşullar ve sektör genelindeki dönüşümle ilgili. Otelcilerin belediyeden temel beklentileri; temizlik, düzen ve güvenli bir şehir ortamıdır. Kemer Belediyesi olarak bu alanlarda büyük ölçüde başarılıyız ve sektörün taleplerini yakından takip ediyoruz.

Ancak işletmeci perspektifinden bakıldığında asıl sorunlar farklı: küresel krizler, enflasyon baskısı ve sürekli güncellenen turizm mevzuatlarının getirdiği maliyetler. Yeni sertifikasyon süreçleri küçük işletmeler için ciddi bir finansal yük oluşturuyor.

Bu nedenle, özellikle pandemi sonrası zayıflayan birçok küçük otel faaliyetini sürdüremedi ve büyük otellerin personel lojmanlarına dönüştü. Bu durum Kemer için ciddi bir tehdit. Çünkü turistlerin konaklayıp şehir ekonomisine katkı sağlaması gereken merkezi alanlarda artık turizm dışı kullanım artıyor. Bu dengesizliğin çözümü daha çok ulusal düzeyde politika gerektiriyor. Turizm Bakanlığı ile bu konuda temas halindeyiz ve yakın vadede çözüm bekliyoruz.

Tourism Explorer: Önümüzdeki on yıl içinde Kemer’in turizm profesyonelleri nezdinde nasıl bir konumda olmasını hedefliyorsunuz?

Cansın Efir: Kemer, hem Türkiye hem de dünya ölçeğinde gerçek bir tatil cenneti. Ancak küresel trendler hızla değişiyor. Modern yaşam temposu içinde doğa ve dinlenme artık lüks değil, psikolojik bir ihtiyaç haline geldi.

Bu dönüşümü doğru okuyan yatırımcılarımız ve devam eden projeler sayesinde, önümüzdeki 10 yıl içinde Kemer’in Türkiye’nin bir numaralı destinasyonu olacağına inanıyorum. Hedefimiz net: Belek, Side ve Bodrum’un önüne geçmek. Çünkü Kemer, coğrafi olarak çok daha güçlü bir avantaja sahip; dağlar, çam ormanları ve deniz aynı noktada buluşuyor.

Elbette bölgede zamanla eskiyen tesisler var. Ancak önümüzdeki 3–4 yıl içinde büyük bir fiziksel dönüşüm başlayacak. On yıl sonra Kemer, turist sayısından çok hizmet kalitesi ve premium deneyimle anılan bir destinasyon olacak.

Bunu en iyi şu cümle özetliyor: Kemer’e deniz, güneş ve doğa için gelinir; ancak kusursuz hizmet kalitesi ve samimi insanları için tekrar geri dönülür.

İlk önce siz haberdar olun!

En son haberleri almak için ücretsiz bültenlerimize kaydolun.