Kültürel mirasın kalbinden gelen bir yönetim dönemi başlıyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 6 Ekim 2025’te yapılan oylamada Mısır’ın eski Turizm ve Eski Eserler Bakanı Khaled El-Enany’yi yeni Genel Direktör olarak seçti. El-Enany, 55 oy alarak rakibi Firmin Edouard Matoko’ya (2 oy) karşı açık farkla kazandı. Kasım ayında Özbekistan’da yapılacak Genel Konferans’ta üyelerin onayıyla görevi resmen devralacak.
“Kültür, yalnızca geçmişi korumak değil, geleceği inşa etmektir.”
— Khaled El-Enany, seçim sonrası konuşmasından
Mısır’ın önde gelen arkeologlarından biri olan Khaled El-Enany, Kahire Üniversitesi’nde arkeoloji profesörlüğü yaptı, ülkesinin tarihî mirasını dünya sahnesine taşıyan projelere öncülük etti. Görev süresince Luksor’daki “Altın Yol” restorasyonunu ve Büyük Mısır Müzesi’nin uluslararası tanıtımını yöneten El-Enany, kültürel mirasın turizm ekonomisiyle birleştiği noktada yeni bir vizyonun temsilcisi olarak görülüyor.
UNESCO’da Yeni Dönem: Krizden Yeniden Doğuşa
ABD’nin yeniden üyelikten çekilmesiyle UNESCO, son dönemde tarihinin en büyük bütçe açığıyla karşı karşıya kalmıştı. El-Enany ise bu tabloyu “bir kriz değil, dayanışma fırsatı” olarak değerlendiriyor. Yeni dönemde hedef, özel sektörle kültürel iş birliklerini artırmak, dijital eğitim ve kültür projelerini güçlendirmek ve ülkeler arası kültürel diplomasiyi yeniden tanımlamak olacak.
UNESCO yönetimi, El-Enany’nin göreve gelmesiyle birlikte özellikle Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin sesinin daha görünür hale geleceğini belirtiyor.
Kültürel Mirasın Evrensel Sorumluluğu
Yeni liderin vizyonu yalnızca koruma değil, aynı zamanda kültürel mirası iklim krizi, savaşlar ve dijital dönüşüm bağlamında yeniden düşünmeyi kapsıyor. El-Enany, UNESCO’nun “geleceğin mirası” kavramını güçlendirmek istediğini şu sözlerle vurguladı: “Yalnızca taş binalar değil, diller, inançlar, ritüeller ve fikirler de korunmaya değer.”
Sektörel Yorum
UNESCO’nun başına gelen ilk Arap lider olan El-Enany, kuruluşun coğrafi temsil adaletine yönelik tarihsel bir eşiği de aşmış oldu. Kültürel diplomasi açısından bu atama, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kurumlarda artan temsili için önemli bir örnek teşkil ediyor.