Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali Kasım Ayında Başlıyor!

Teması “Arada – Yeni Dünya Düzeninde Mimarlık ve Kent” olan Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, 3–9 Kasım 2025 tarihleri arasında Tarihi Pil Fabrikası’nda gerçekleşecek. 

Yeni Dünya Düzeninde Mimarlık Üzerine Küresel Diyalog

Antalya, bu Kasım ayında küresel ölçekte mimarlık, sanat ve kent tartışmalarının merkezine dönüşmeye hazırlanıyor. Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), bu yıl “Arada” temasıyla gerçekleşecek. Bienal, pandemi sonrası dönemde fiziksel ve dijital yaşam biçimleri arasındaki geçişi, yerel ve küresel kimlikler arasındaki bulanıklığı ve çağdaş mimarlığın bu belirsizlikleri nasıl tasarıma dönüştürdüğünü sorguluyor.

Temada Dönüşüm: “Arada”

“Arada” kavramı yalnızca mimari değil; toplumsal, kültürel ve teknolojik dönüşümün de bir metaforu. Küratörler Lale Özgenel ve Hazal Türkyılmaz Bilgiç önderliğinde hazırlanan etkinlik, yapay zekâ, çevresel krizler, göç ve sosyal adalet gibi konulara mimarlığın perspektifinden yaklaşacak.

Bu yönüyle bienal hem mimarlık öğrencileri ve profesyonelleri için hem de şehir planlamacıları, akademisyenler ve turizm sektörü temsilcileri için de disiplinler arası bir buluşma alanı yaratmayı amaçlıyor.

Tarihi Mekânda Çağdaş Bir Sahne

Etkinlik, Antalya Tarihi Pil Fabrikası’nda düzenlenecek. Endüstriyel mirasın dönüştürülmüş bir örneği olan bu mekân, bienalin ruhuna uygun biçimde geçmişle geleceği aynı çatı altında buluşturacak.

Sergiler, paneller, atölye çalışmaları ve film gösterimleriyle dolu yoğun program, Antalya’yı Kasım ayında Akdeniz’in en yaratıcı kentlerinden biri haline getirecek gibi görünüyor.

Sektörel Perspektif: Küresel Mimarlık Ekonomisinde Antalya’nın Yeni Rolü

Antalya, bu yılki bienalle mimarlığın estetik yönünün yanında mekân üretiminin ekonomik değer zincirini de gündeme taşıyor. Tasarım, turizm ve sürdürülebilir şehir planlaması artık birbirinden ayrı düşünülmüyor; kentin geleceği, bu üç eksenin kesişiminde yeniden tanımlanıyor.

Kasım ayında Antalya’da buluşacak mimarlar, akademisyenler ve yatırımcılar, mekânı bir sermaye alanı olarak değil, yaşanabilirlik ve kültürel hafıza bağlamında ele alacak. Bu yönüyle bienal, Akdeniz havzasında yükselen yeni bir kavramı görünür kılıyor: “kültürel altyapı ekonomisi.”

Mimarlık demek artık yalnızca binalar inşa etmek anlamına gelmiyor; kent kimliği, turizm stratejisi ve sürdürülebilir yaşam politikaları arasında bir diplomasi dili oluşturmak da demek. 

IABA 4.5 tam da bu dönüşümün Akdeniz’deki nabzını tutarken, Antalya’yı aynı zamanda küresel mimarlık haritasında düşünsel bir merkez olarak da konumlandırıyor.

İlk önce siz haberdar olun!

En son haberleri almak için ücretsiz bültenlerimize kaydolun.