Türkiye, 2026’daki COP31 İklim Zirvesi’nin ev sahipliğini üstleneceğini resmen açıkladı. Avustralya’nın adaylıktan çekilmesiyle varılan uzlaşma kapsamında Türkiye “host country” olurken, müzakerelerin başkanlığını Avustralya yürütecek. Böylece Antalya, dünya liderlerini ve iklim politikalarının en kritik aktörlerini ağırlayacak yeni merkez hâline geliyor.
Küresel iklim politikalarının nabzının tutulduğu platform
Birleşmiş Milletler’in her yıl düzenlediği COP (Conference of the Parties), küresel iklim değişikliğiyle mücadelede en üst düzey kararların alındığı platform. Ülkelerin karbon azaltım taahhütleri, uyum politikaları, finansman mekanizmaları ve uluslararası iş birliği modelleri bu toplantılarda belirleniyor. COP31 ise 2015 Paris Anlaşması’ndan bu yana en kritik değerlendirme takvimlerinden biri olarak görülüyor.
Akdeniz’in stratejik destinasyonu dünya sahnesine çıkıyor
Antalya’nın seçilmesi, Türkiye’nin artan diplomatik görünürlüğünün yanı sıra bölgenin jeopolitik ve lojistik avantajlarını da öne çıkarıyor. Yıllardır Antalya Diplomacy Forum’a ev sahipliği yapan şehir, güçlü kongre altyapısı, yüksek konaklama kapasitesi ve uluslararası erişilebilirliğiyle büyük ölçekli zirveler için ideal bir destinasyon. Bu tercih, Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonunu küresel kamuoyuna aktarması için önemli bir fırsat sunuyor.


Sürdürülebilir turizm için tarihî bir fırsat penceresi
COP31, Antalya ve Türkiye turizmi için yalnızca bir diplomatik başarı değil; aynı zamanda ekonomik ve sektörel dönüşümü tetikleyebilecek bir süreç. Şehir, 2026 boyunca binlerce devlet temsilcisi, akademisyen, sivil toplum kuruluşu, medya mensubu ve özel sektör liderini ağırlayacak. Bu durum, kongre turizmini canlandırırken, sürdürülebilir otelcilik standartlarının, yeşil sertifikasyonların ve çevreci seyahat uygulamalarının hızla yayılmasını da teşvik edecek.
Ayrıca zirve, Akdeniz bölgesinin iklim krizi karşısındaki kırılganlığına dikkat çekerek destinasyonların geleceğini şekillendirecek yeni turizm modellerine kapı aralayacak. Antalya’nın COP31’e ev sahipliği yapması, Türkiye turizmini “sürdürülebilirlik merkezli yeni bir hikâye” ile dünya sahnesine taşıyor.